< <

<

sevgili günlük;

Bugün bi arkadaşımla sohbet ederken dedim ki ona;
-Biz kızlar anlayamıyoruz ayrılığın ilk başında.Daha dün deliler gibi aşık olan biri ertesi gün nasıl kolayca vazgeçer?
Dedi ki;
Çok basit, yalan söylemiştir dün...

Günlük be.Gerçekler ne de acı öyle.Herkes yalancıymış lan.Napıcaz biz? Hayır içimde aşk acısı yok artık geçti çoktan da.Sorun şu; biz şimdi nasıl inanıcaz?
/p>
betüş yazdı@ <8/31/2007 03:31:00 AM/a><
< < <

sevgili günlük;

dün akşam ilk defa yeşil fasulye pişirdim.Güzel oldu.Yemek yaparken eğlenebilirim onu keşfettim.Sonra aysun resimlerimizi çekti.Ve yüzümün barbi bebeğe benzediğini söyledi.Arkadaşım olduğundan söylediğini düşünüyodum önce ama sonra ikna oldum.Dersenki eee ne oldu yani benziyosa? derimki nolsun abi be en azından güzeliz.
Er ya da geç mutlaka bu güzelliğin sahibini buluruz.Sonra bu sabah kardeşimin hepatit b olmadığını öğrendim.Salak doktor yanlış söylemiş.Boşuna üzdü bizi 2 gün boyunca.Öyle işte.Mutlu musun dersen ; içimde buruk bir acı var günlük.Bu aralar kalbim pek sık kırılıyor.Yumurta gibi oldu bi görsen.Nereye dönsem kırılacak sebeple karşılaşıyorum.Napim ben de Allaha sığınıyorum.

/p>
betüş yazdı@ <8/31/2007 01:14:00 AM/a><
< < <

<

Sevgili günlük;

Sabah yağmurda şemsiyeme rağmen sırılsıklam olup eve döndüm.Ayağıma pense düştü, merdivenin kenarına vurdum sonra bi ara sanırım kapıya da kolumu geçirdim.Ama bunların hepsi ben bağıra bağıra şarkı söylerken oldu.Mutlu muyum?

Mutluluk acı çekmemekse eğer acıya bağımsızlıksa...
evet günlük nihayet geçti gitti...
Suratımda aptal bir gülümsemeyle geziniyorum
açın yolları ben geliyorum.Her an bişeyler devrilebilir çünkü aklım havada ya ya....
/p>
< < <

<

bugun berat kandili.
hey erkekler bakin bakalim hatunlari kizdirirsaniz size nasil dualar ederler.Bir ornek.Cok cok cok yakin yeni terkedilmis bi arkadaşimin berat günü duası...

koduğumun yamyamı
pişmanlıklar sarsın dört biyanını
benim adım düşmesin dilinden
sevgisiz, tutkusuz, aşksız kalsın
kapımda köpek olsun
Allahım büyüksün
tez zamanda inşallah


:) amin
/p>
< < <

<

3 ay önce bir gün bahçede;

G: Napıyosun kime msj atıyosun
B: şey ee hiç.
G: Ver telefonu
B: yok ya valla yollamıycam
G: ver bakcam.tuh allah kahretmesin ne ara gaza geldin de yazdın.Sensiz olmuyormuş?
B: tamam valla yollamıycam.(akşam yollarım ben mesajı aklımda tutim dur) Ver telefonumu söz yollamıycam.
G. tamam dur vercem.

derin bi sessizlikten sonra.
G: Ne diye kaydettin lan telefonuna
B: Ne olcak adıyla
G: aşkım canım falan değil yani?
B: he öyle kaydedim de açıklamasını nasıl yapcam benimkilere.
G: aha yanlışlıkla aradım.
B: ne naptın (inme inecek)
G: tamam kapadım hemen.
G: ezbere biliyo musun sen numarasını
B: yoo niyeki.aklımda tutabilir miyim sence?
G: hımm.
B: (evet akşam yollim ben rahat bırakmıycak bu yollim bakalım ne cvp gelecek)
G: mesaj falan var mı?
B: yok hepsini sildim.
G: tamammm artık istesen de gönderemessin.
B: Nasıl lan?
G: Sildim
B: dehşet bi surat ifadesiyle: yok canım yapmassın, yapmaz allam yapmaz ühü.Dur bakim.Yapmış.Numara yok.
G: hehe yaptım işte.Oh artık hiç bi halt yiyemessin.
B: (hahay salak yanlışlıkla aradın numara orda duruyo.Onu kaydedim ben akşam) yollarım.
bir süre sonra.
B: dur numarayı unutmadan kaydedim başka isimle.
G: napıyosun kızım yine
B: napcam lan sildin ya numarasını.sanki bişey yapabilecekmişim gibi.
G: ver bakim telefonunu
B: al.
G: aha arananlardan da sildim artık hiç atamassın.
B: (vay adi.ühü artık arayamam)


Evet canım.Geçti gitti.O üzüntü sıkıntı yalnızlık hissi.Biraz zaman aldı.Ama arkadaşlarım sayesinde birazda, en az acıyla geçti gitti.Hayat bu.Elimizi tutan birileri olduğu için çok şanslıyız.Ben de o kadar şanslıyım ki.Elimi tuttuğun için.
En az yarayla atlatmamı sağladığınız için.Şimdi sabah kalktığımda aklıma ilk gelen şey bazen sizler oluyorsunuz :) Duvarda resimlerimiz çünkü. Sanki öyle şeyler hiç olmamış gibi.Hayat normale döndü.Dönmeyecekmiş gibi geliyordu.Ama döndü.

Biliyorum şimdi sana da öyle geliyor.Eskisi gibi olmayacakmış eksik kalacakmışsın gibi.Ama gülüm balım dalım çiçeğim zaman senin giden yarını geri getiriyor.Sonra sen yine sen oluyorsun.Bir sabah aklına o hiç gelmiyor ya da akşam uyurken ya da rüyalarında.Gülümseyebiliyorsun yalnızken.Sebebsiz de olsa.Dönüp arkana baktığında bi kaç yüz göreceksin sana bakarken gözleri ışıldayan.Sevineceksin.Ve birgün umursamayacaksın gideni.
/p>
< < <

<

"Aşk yasaklandı artık halka açık yerlerde
El tutmak yol açıyor diye hesapsız susmalara
kaldırdık tüm tutuşmaları
Yasak kelime oyunu yapmak
Yalan söylemek mecburi ve serbest ayyuka çıkmak
Artık yağmur sonraları toprak kokmak yok
Tomurcuklanmak günah
Ve bir insan gözü yüzünden yüz gün art arda uyumamak
Kimse ölmesin diye
Kimsenin aklında her sevdalı verdiği sözü geri alacak
Güneşi ayı ve hatta hiç bir tabiat olayı
Şahit gösterilmeyecek hiç bir sevdaya
Ne deniyorsa onu atacak kalp
Ve süresi 24 saate çıkarılacak meskun mahallerde ağlamanın"
Y.Erdoğan
/p>
< < <

cano günlük;

dün gece rüyamda, hani Genco diye bi dizi var ya onun baş elamanı Genco ve kankası taksi şöföründen birer kahraman yaratıyordum.İkisi de örümcek adam oluyordu.Garip olansa o çirkin genco niye rüyama girdi ki(kedi ciğer meselesi sen anla günlük).Diğer taraftanda ey kaf dağının ardındaki, bazen senden kahraman superman olmanı falan bekliyorum ama gördüğün gibi olmasan da seni o duruma getirecek potansiyele sahibim.Sen de bi kahramanlık yapıverde kartlaşmadan aş gel mümkünse kaf dağını.Bak uyarıyorum da kırışık buruşuk halime kalma diye inan.Geçen baktım gözümün kenarı kırışmış.Yoksa ben beklerim yani sıkıldığımdan değil.

/p> < < <

<

sevgili günlük;

ben bi garipim galiba.Sabah kalktım mesela muthis bi sanci vardi.Ama simdi çok mutluyum.Kelebekler pır pır uçuyor yüzümde.Gülüyorum.Hep gülüyorum.Herşeye gülümsüyorum.Bi keresinde bi arkadaşım "otobuste bi kız bana gülümsedi neden acaba" demişti.Ben de akşam otobusle giderken karşı otobusteki bana uzun uzun hülyalı hülyalı bakan adama gülümsedim.Neden oldugunu anladım.Bi nedeni yok sadece gülümsemek için.Sana çok güzel bakan birine gülümsemenin başına bela açma ihtimali olsa da nedensiz gülümsemek güzel birşey.Nedensiz surat asmaktan güzel en azından.Evet günlükçüm mutluluk güzel birşey.Hele de nedensizse.Yani kendi kendini mutlu etmişsen.Bitişinin sana bağlı olması güzel galiba.Gitmesi muhtemel bir ademoğluna bağlı olmaması.
sevgili günlük
evet evet
huzurluyum
kendimi çok seviyorum.
aferin bana...


/p> < < <

<

vur
ses getirecek ne
varsa
kırılacak ne
yankılansın
ihanetin
camlarda..
küçül
hani gözlerimdeki
kadar küçül
vefasızlığın
kadar
küçül
zerre
değerin kalmasın
yıkılsın
dünya
eğer
sen de
yaptıysan bunu
hani
o en
çok inandığım
güvendiğim
küçül
küçülki
görmesin gözüm
duymasın kalbim
ihanetini...
Silinsin
izlerin
silinsin artık
lütfen
artık
ne görmeyi bekliyorki
gözlerim.
daha fenası ne
olacak
ne...
küçül
yıkıl
defol
bit
git...
/p>
< < <

<

sevgili günlük;

perdeden hafifce rüzgar esiyor."Bir çapkına baygınım sarhoşum sarhoş".Evet sonsuz mutluluk sahibi değilim ne de aşk.Ne biri beni çok seviyor çok sevdiğim biri...Ne de ben onun aşkından bir an olsun ölümü düşündüm.Yani anlayacağın huzurluyum lan günlük.Seviyorum ben kendimi.Her an üvey evlat muamelesi yapsamda kendimi seviyorum.Tek bi kusurumuz var hala masallara inanıyoruz... o da olsun di mi olsun be.Napalım yani.Hayattan mı soğuyalım.Kaf dağının o kadar uzakta olduğunu düşünmesek hala umutla bkleyebilir miyiz dersin? Diğer taraftan da gerçekçi olmaktan korkuyorum günlükçüm.Ne bilim insanların çok süper bir iş ve doyurucu bir yaşam sahibi olduktan sonra kalplerine hükmedebileceklerini düşünmek istemiyorum.

pencerede
güvercin
beyaz
dedim
sen benim
sevgilim misin
baktı öyle
dedim bak ama
gitme
baktı öyle
dedim
bişeyler söyle
konuşmadı
baktı öyle
dedim uzatsam elimi
gitme
uzattım
elimi
gitti...
/p>
< < <

<

sevgili günlük;

Şükrü bunalıma girmiş hiçbirşey yemiyo.Şükrü bizim kaplumbağa.Kardeşim ormanda buldu.Ezecekken farketmiş.Neyse.Balıkların ölmesine alışmıştım da kaplumbağa biraz ağır geldi be.Elimi neye atsam kuruyor.İnşallah açlıktan ölmez.


"yok sarhoş değilim...gitmiş ona tutulmuş benim değil onunmuş....ölüyorum derdimden..."
/p>
< < <

<

sevgilim günlük;

Düşünüyorum da....Kadere inanmamak mümkün değil.Eskiden herşeyin kendi elimizde olduğuna inanırdım.Hayatta çabalarımızla elde edemeyeceklerimizin de olduğunu gördüm.Çaba vererek elde edemeyeceklerin için "olacaksa olur birgün olmayacaksa da zaten olmayacak boşver düşünme artık" diye düşünmekten başka çare yok.Hayat gerçekten ilginç günlük.Bazen çok şaşırıyorum.Bazen çaresizliğimi düşününce başım aklıma dar geliyor.İçime sığamıyorum. Kalbim yerinden çıkıp kaçmak istiyor.Ben tutmuyorum ama kaçamıyor.Arkadaşım tatile giderken "senden korkuyorum yapmaman gereken birşeyler yapabilirsin" dedi.Ben de korkuyorum artık.Yapmam biliyorum, umutsuzluğumdan da olsa hiçbirşey yapmam.Ama ne bilim anlık şeyler bunlar.Korkuyorum.Hep mutsuz olma ihtimalimden ve daha çok üzülmekten...


/p> < < <

<

ehe...

/p>
< < <

"Gözükara bulutlarin kar rengi haliyim
yağışımı sen seç!
öylece, ama ağız dolusu bi yalanım aynı zamanda
içinden doğruyu sen seç!

Zannetme ki, pistilerdeki kurnaz benim!
çok ileri gidersin!
sevmenin alnındaki mühürüm, dilsizim, ifadem kıt
naçarlıktan kapı dışarı edilmişim, bi yüzüm kara!
artık hiç bir atasözüde çağrıştırmaz beni üstelik
yani, sana düşüyorum bunca tantanadan sonra...

Ki,
lades kemiklerime kadar aklımın zıddısın! "

Meltem Ünal


bense söküp atmadan bu yarayı nasıl öpebilirim başka bir yanağı onun hesabındayım.Yara sağılır bir insanı hayatına almak 1 dakika çıkarmak 1 yıl sürermiş diye okudum bi yerlerden yastayım! Günler geçiyor haftalar aylar hatta mevsimler bahara çıkar mı bir sevda onun karmaşasındayım.Ve yakın çok yakın çekip çıkarmalıyım bedenimi 4 duvar arasından ah şanssızım ve belki de akılsız...


/p>
< < <

<

sevgili günlük;

dün akşam kayıp günlüğümü buldum.Dolaptan çıktı.Neredeyse 1 senedir
karşılaşmamıştım kendisiyle daha önce orada değildi yani.Oraya kendiliğinden
nasıl geldiği üzerinde fazla kafa yormaya gerek yok metafizik biliyosun bilimsel
değil.Düşün düşün bir sonuç olmayacak nasılsa.

Neyse gelelim konumuza.Ben 2006 ekimde hala @lpere aşıkmışım lan günlük.
İnanabiliyo musun? Bi mektup yazmışım ona.Böyle acayip
acıklı, sevgi dolu.Gel demişim "artık gel.Biliyorum gelmeyeceksin ama gel."
Okuyunca bi an düşündüm acaba bunu kime yazmıştım? Gerçekten bu kadar çok birini
sevmiş miydim ben.Hatırlamıyorum o zamanları.Gözümün önünde hüzünlü sahneler ama
gerçekçi değil.Sanki bir perdeden izliyor gibiyim.Sanki öyle biri hiç varolmamış gibi.
Dışarıdan öyle birini ve ona aşık olan kızı izliyorum.O da aşk da önemsizmiş gibi geliyor.
Yani sanki ben o kadar zaman rol yapmışım gibi...Herşey oyunmuş.Oyun bitince hiçbir iz hiçbir anlam
kalmamışmış gibi.Yani dersen yani ne? Eğer o kocaman, uğruna şiirler mektuplar yazılan, aylarca ağlanan,
hayata küsülen sevdadan hiçbir tortu kalmamışsa düşününce hiç içim acımıyorsa, sanki yalanmış gibiyse....
bu seferkinin hiçbir mühimi yok.Belki de ismi bile silinecek gözümdeki görüntüsü de neymiş?


Unutmamız ne kadar garip değil mi günlükçüm.Unutmasak yaşayabilir miydik sence.
Unutmak çok kutsal ve çok garip...
Allah kalp kırıklıklarını unutmamızı hayata devam edebilelim diye sağlamış...


Bi de ben kardeşimi özledim :) Bak kardeş buraya sadece sitem yazmıyorum.Seni çok özlüyorum.
Neyseki geliyorsun artık...

/p> < < <

<

sevgili günlük;

artık o başkasının...

bende başkasının olana bakmayacağıma göre...
konuşacak, anlatacak birşey kalmadı.
Ben yine gidiyorum galiba...
/p>
< < <

<

"Ekmek şarap sen ve ben
Birde sabahın dördü
Dışarda kar
Odamız ılık
Gözlerin ılık ılık damlarken boş kadehe
Anlattın bana ağzı sarımsak kokan bir çocukla yattığını
Aşkı tattığını, karım dediğini ve aldattığını
Kıskandım Gogeni Tahitilim
Terlemiş vücudunu silerken
Cüzzam mikrobunu ve yaktığı kulübesini
Saçların bağlamıştı ellerimi muz kokulum
Güneşi doğurmuştu ölü cisim
Martı çığlıklarıyla bir sahil kayalığında
Nefesin vücudumu yakıyordu yer yer
Sam yelim Sahra-i kebirim
Kahrettim her şeye o gün
Babanın çarap çanağına, doğan güneşe, Gogen'e, kadere, sana, bana birde gittiğin arabanın tekerine
Ne diyordum arkadaş....
Diyordum ki ben bu zıkkımı içmek için içerim
Ama içerken düşünmem neden içiyorum diye
Daha sonra yaparım hayatın felsefesini
Sırayla olurum Fatih, Selim, Kanuni
Bazen kadın hamamında tellak....
Bazen Cristof Kolomb
Napolyon'ken düşünürüm elbede geçen günleri
Timur'ken Beyazıt'ı yenişimi....
Bir kere Aristo'nun hocası olmuştum
Ona verdiğim dersle gurur duymuştum
Bazen Jan Dark'ı kurtarmak için çalışan bir kahraman
Bazen odunun ateşleyen bir cellat olurum
Eğer daha da içersem
Shaskespare halt etmiş derim karşımda
Salyalı dudaklarımdan yayık sesimi dinlerim de
İşte Mozart'ın aradığı melodi bu diye gülerim
Enayiymiş be Platon...
Bir içsinde görsün....Ne felsefesi varmış bu alemin
Anlasın geçmişi kınalı dünyanın kaç bucak olduğunu
Islak kaldırımlarda yürürken acırım
Önde yalpa vuran sarhoşun zavallı haline
Ukalalık işte derim neme lazım senin
Kendine bak; sende bir serserisin bir sarhoş....
Ve yavaş yavaş kaybolur acı kahkalarım
Şehrin hizbe sokaklarında
Yavaş yavaş kaybolur benliğim."
İhsan Yüce
/p>
< < <

<

sevgili günlük;

günler geçiyor...
bekliyorum,
neyi bilmiyorum.Yani biliyorumda, tam değil.Mutluluğu bekliyorum.Birşey olacak ben mutlu olacağım.O birşey ne ben bilmiyorum.

"Kırgınım saçılmış bir nar gibi..."
hep bikaç günlük, anlık mutluluklar.Geldiği gibi giden.Hep başladığında biteceğinden korktuğum.Bittiğinde son olduğundan ürktüğüm.

Kişisel gelişim kitaplarındaki aptal tavsiyeler de artık gaz vermiyor."Niye bekliyorsun kendini inandır mutlu olacağım".Yok öyle birşey.Artık 2 saniye bile kandırmıyor bu cümleler.Ey Tanrı varsan elma dersem çık armut dersem çıkma. Elma!
Çok mu büyük bir beklenti bu senden? Evet kader.Sen çizdin.Doğru zaman biliyorum.Ama yoruldum çok.Kendimi yalnız kalmış bir kurşun asker gibi hissediyorum.Masanın arkasına düşmüş ve orda unutulmuş.Belkide hiç farkedilmeyecek orda.İnsanlar geliyor, insanlar geçiyor, insanlar konuşuyor, insanlar bekliyor, insanlar sürekli konuşuyor bakıyorum, anlayamıyorum.Yüzlerine bakıyorum, kelimeleri duymuyorum.Bazıları ifadesiz, ne söylüyor anlamıyorum.Gözleri konuşmuyor bazılarının inanabiliyor musun? Dünyanın en güzel renginde gözleri olup da cam gibi bakanlar var.Bazı insanlar var mesela.Karşılaşmamak için dua ediyorum ama ayaklarımı engelleyemiyorum.Hiç umursamıyorlar ne garip.Ya da ben niye hala umursuyorum bu mu garip? Bekliyorum günlük.Ne beklediğimi bilmeden.Dünyayı kurtaracak bir kahraman belki? Belki de sadece beni kurtaracak bu karanlıktan? Dünyanın kurtulması mümkün mü ki? Yada hangimizin düzelmesi daha mümkün?

Herkes sussun istiyorum.Susun lütfen.İçimdeki sessizlikte boğuluyorum ben.Siz hala konuşuyor musunuz?

/p> < <