< <

<

Nakharcım sobelemiş bakalım anlatayım biraz bende;

Küçükken koşarak uçaklarla yarışabileceğime hatta kesin geçeceğime inanırdım ama sokaktan ayrılmamam gerektiğini bildiğim ve uslu bir çocuk olduğum için hiç denemedim.Hala içimde o inanç var.Uçaklarla bile yarışırım ki ben ey uçak ey uçak uçak beni de al beni de...

Yine küçükken çok sık lağım deresine düşerdim ve evimizin karşısındaki kesilmiş ağaçların cadı olduğuna inanırdım.

Annemi çok kıskanıyorum.Sadece bizimle ilgilensin istiyorum.

En uzun ilişkim 2 ay sürdü.Tarihimdeki tek sevgili sayılacak kişi de bu şahsiyettir diye düşünüyorum.

İçimde bencil bir kız var ama onu dinlememeye çalışıyorum.

Bazen, çok çirkin biri olduğumu düşünüyorum.Kendimi çirkin ördek yavrusu gibi hissediyorum.Aslında çoğu zaman.

Yön kavramım yok.İlk defa biriyle gittiğim bi yere 2. defa kendim gidemem ya da gittiğimiz yerden tek başına geriye dönemem tabi yürüyerek :)

Ardışık sayıları karıştırırım.Mesela arkadaşım 5. katta oturuyordu onlara ne zaman gitsem hep 4. kat mı 5. kat mı çelişkisini yaşardım.Ne zamanki 4. kattaki kapıyı çalıp içerdeki çocuk sesine uyanıp kaçtım o zaman bu çelişkiden de kurtuldum.

Yemek fazla seçmesemde kerevizden nefret ederim.

Bazen ağzımdan yalan kaçar o yalanın cehennem azabını dünyada yaşattırırım kendime.

Genelde çizgim çok nettir.Ya siyah ya beyaz herşey.Gri yok.

Aynadaki benle bazen ciddi tartışmalara girebiliyorum.

Çok ciddiye aldığım biri benle yüzgöz olursa aman allahım denilecek cümleler kurup kendimi rezil edip işin içinden çıkıyorum.

İlk kavgamı lisede bi kızla yaptım.Arkadaşları tuttu kız dövdü beni.Aaa bi de ortaokulda okulun ağır abilerinden birine merdivenlerde tokat atmıştım.Niye atmıştım hatırlamıyorum gerçi sonra ondan köşe bucak kaçmıştım.

Ben de
hannelise ı , serv-i revanim ı , uğur u ve ayçi yi ebeliyorum.Hadi bakalım.
/p>
betüş yazdı@ <3/28/2007 03:42:00 PM/a><
< < <

<

Sevgili günlük;

Bugün çok eğlenceli bir gündü.Kızlarla buluştum.Çok güldük çok gezdik süperdi :) Berrak falıma baktı dedi ki "çok ferah".Neyse işte ben hep masanın üstüne bakıyomuşum ama kısmetlerim masanın altındaymış.Bi de dedi ki çok önemli birşey olacakmış hayatımda ve herkes beni konuşacakmış.Aslında bu yüzden yazıyorum buraya çünkü ben unuturum ve arkadaşlarım da ben de ne bok yiyeceğimi çok merak ettik.Attım bugünün tarihini hadi bakalım.

O fal bakarken düşündüm kendi kendime sanki hayatım hep yolunda gidecekmiş gibi.Hiç aksilik olmayacakmış hiç yalnız kalmayacakmış hep yakınlarımda onlar olacakmış ve hep hep hep şu andaki durumumda olacakmışım gibi geliyor.Ne bir eksik ne bir fazla.Hep aynı ben.Öyle de olsun istiyorum.Arkadaşlarım ve ailem hep elimi uzattığımda değecek kadar yakınımda olsunlar.Farkındaysan aşktan hiç bahsetmedim.Çünkü ondan yine umudu kestim.

Bir de bazen hani şeytan diyo ya bazı insanlar o giriyor aklıma.Karar verdim zaten dinlemiyordum onu bundan sonra geldiği an kovacağım.Acaba mı diye düşünmek yok.Gerek yok.Bak reklamı bile var."İyiler hep kazanır" betus bank.

/p>
betüş yazdı@ <3/25/2007 01:59:00 PM/a><
< < <

<

kutup güneşim, çöl çiçeğim.
imkansızlığını sevdiğim.
senden kaçıp, sana saklandım.
gençken yaşlandım,
ölürken uyandım.
hayatı sille sandım.
vursun diye yüzümü uzattım.
uzaklaştım, uçtum, yürüdüm.
günü geceye ısmarladım.
hayali gerçekle kıyasladım.
sustum...
böylece en zoru başardım.
aklımın ipleri elimden kaçtığında sustum..
böylesine kendine vedayı ilan ettim.
vedalaştım...

funda
/p>
< < <

<

sevgilim günlük;
kendimi bazen bi aptal gibi hissettiğimi söylemiş miydim? Diyorum ki ne olacak benim bu halim.Günlükçüm bugun merdivenlerden çıkaken sanırım patrona çarptımm.Devrildi sandım döndüm baktım devrilmemiş.Günaydın dedim günaydın demedi.Kızdı mı acaba.Daha kovulmadım ama bakalım...
/p>
< < <

<

sevgili günlük;

ben bu aralar kendimi iyice bi halt sanmaya başladığımı farkettim.Neyse bugün baktım da bende çok supergirl değilim sıkıntıdan mıdır pislikten mi bilmiyorum ama kocaman bi sivilce çıktı suratımda.Artık şişman değilim ama sivilce edindim.Geçmez gibi görünüyor.Neyse.Ne diyorduk.Bugün dışarı çıktık da yemekte bol bol düşünme fırsatım oldu."Ben niçin yalnızım, bahar geldi otun böceğin eşi var benim yok, neden neden neden" .Tek dert ettiğim şey bu bu aralar.Ne süper değil mi.Aaa bi de bugun adamın biri beni azarladı telefon kablosunun olduğu bölüme bilgisayarımı koyduğum için sanki koyacak başka yer var da biz koymuyoruz ona bozuldum biraz.Adamın kafasına sandalyemi atacaktım.Geleceğimi düşünüp vazgeçtim.Normal bi davranış değil sonuçta değil mi? Değil biliyorum.
Kandırmak yok.Zaten o sandalyeyi kafamdan yukarıya kaldıramazdım

Ay haftanın bitmesine 4 gün var.İyice de şımardım 2 gün tatil de yetmiyor.Bir ağacın dibinde uyuyup uyanmamak istiyorum.Ya da sakin bir koyda...Sevgili yaz sen de gel artık anacım.Bak hasretinden prangalar eskittim.

/p> < < <

<

Bazen kendime olan güvenim yerlerde geziyor.Hata biraz bende evet.Hatta hata kendimim.Başlı başına hatadan oluşuyorum.Bu depresif durum ne zaman düzelecek merak ediyorum.Ne zaman normal biri olacağım ben ya.Çok mutsuzum.Bu günler çok sancılı.Deliriyorum galiba.
/p>
< < <

"what should i do i'm just a little baby
what if the lights go out and maybe
and then the wind just starts to moan
outside the door he followed me home
now goodnight moon
i want the sun
if it's not here soon
i might be done
no it won't be too soon 'til i say
goodnight moon"
/p>
< < <

<

Annemin yatağında uzanıp kapıyorum gözlerimi.Yatak kocaman evet ben içinde kayboluyorum ama o pencereden sığıyor.Gökyüzü yıldızlı.Pencereden çıkıp gökyüzünde dolaşıyoruz.Mutluyum.Ne garip gözlerimi açmak istemiyorum hiç.Açsam düşecek gibiyim uzay sonsuz.Aklımın almadığı bu sonsuzluktan korkuyorum.Açmıyorum gözlerimi...Düşünüyorum; bu kadar yalnızım işte bu yıldızların içinde olduğum kadar...Ne geçmişin yakasını bırakıyorum ne gelecekten vazgeçiyorum, şimdiden hiç bahsetmiyorum.O nasıl geçip gidiyor anlamıyorum.Bazen sadece zaman geçiriyorum.Ömür tüketiyorum.Ne diyelim "gamzedeyim deva bulmam..."

/p> < < <

<

Bugün işte sıkılırken çok eskiden açtığım bir mail adresine girdim.En eski postlara bakarken 3 sene öncesinde yapılan bir msn konuşmasına rastladım.Hayret burdakini silmemişim.Halbuki hepsini sildim ondan hiçbir iz kalmadı sanıyordum.Bir zamanda sildiğim için çok üzülmüştüm.Sonuçta o hayatımda çok güzel bir yere sahipti bir zamanlar.Sevindim silerken gözüme ilişmediğine, daha sonra fotoğrafını da buldum.Buradakiler aklıma gelmemiş demek ki.Gerçi o zamanlar o kadar seviyordum ki onu her yere resmini atmışım.İyi ki de o kızgınlıkta gözüme ilişmemiş.Okudum konuşmayı tekrar.O zamanda hissettim bir an.Sıcacık oldu kalbim.Gülüşü geldi aklıma, elleri...Tamamen sildim hiç aklıma gelmiyor diyordum ama özlüyormuşum bazen.Telefonu çalışsa arasam diye düşündüm.Yıllar öncesinden bir ses.Ya da aklına gelsem arasa.Ya da karşıma çıksa.Uğruna herşeyi yakmayı göze aldığım adam...Yıllar geçtikçe yaş farkı artmıyor ama mesafe artıyor.Uzaklaştıkça uzaklaşıyor insan.Geride bıraktığın değişiyor, büyüyor.Belki evlenmiştir belki çocuğu bile olmuştur.Belki o da bazen hatırlıyordur beni belki de hiç aklından geçmiyorumdur.O güne dönmek istedim bir an tam o yazışmayı yaptığımız güne."Korkma birşey olmayacak seni seviyorum" dediği güne.

Bir şarkı dinliyorum Piraye;

"bulutlar geliyor haberlerle yüklü
buruşuyor hala gelmeyen mektubun avucumda"...

Sonra silkelendim.Üzüldüm biraz bir daha o kadar sevebileceğim birinin olmama ihtimalini düşününce.Hep yalnız olma düşüncesini kovdum aklımdan.O kadarını düşünmemeliyim.İşime döndüm sonra...

/p> < <