< <

<

bugun burda yağmur vardı.Bizim bölüme iki yeni kişi alacaklarmış iş görüşmesine sen de gel dedi zamanında beni işe alan kişi.Baktım baktım baktım görüşmeye gelen kişinin kişiliğiyle ilgili hiçbir yargıda bulunamadım.Anladım ki ben insanları tanımıyorum hiç.Birinin hayatının bi bölümü hakkında karar vermek garip bir duygu.Neyseki bu sorumluluk tamamen bana ait değil.Sadece fikrim soruluyor.Bugün bi ara yine demlendim.İçimden yağmurun altında koşmak geçti.Deli gibi koşmak.Hiçbi yere varmadan.Varış noktam olmadan.Hayat da öyle değil mi ki? Bugün kahve fincanımdan öpüşen bi çift çıktı.Bir de yol.Ama nerelere gideyim?

Tanrının seni belki de ödüllendirmek için yanlış olandan uzaklaştırmasına rağmen yanlış olanı istemek ne? Sonra da ağlamak ağlamak ağlamak ne demek? Bu ne büyük bi çaresizlik böyle.

Bizim işyerindeki bi arkadaşın ikizi varmış.Resimlerini gördüm bugün.Nötr duygularım vardı arkadaşa karşı ama ondan 2 tane diye düşününce inan dehşete düştüm.Benden 2 tane olması ihtimalini de düşünemiyorum mesela.Geçinemezdim ki onla.Ben kendimle de geçinemiyorum bazen.Geçinebilsem kendimi hiç üzer miydim?

Suratım sivilce doldu.Ben patlatıyorum onlar çıkıyor.Kısır döngü.Sürekli yürüyorum.Yürüyorum yürüyorum yürüyorum.Sanki yürüdükçe kendimden uzaklaşacakmışım sanıyorum.Ama yürüyorum yürüyorum hiçbirşeyden uzaklaşamıyorum.Kafamın içinde yine hastalıklı düşünceler.Bazen kendimi sorguluyorum bazen onu bazen Allah' ı. Bu sorgulama nöbetlerinde hep onu suçlu çıkarıp kendimle Allah ı aklıyorum..Sonunda hep biz masum çıkıyoruz.Ama hergün sonucu unutup hergün yeniden sorguluyorum.Hergün aslında onla birlikte ben de kaybediyorum.İçimde kalan inanç kırıntılarını da ben kendim yokediyorum böyle.Hayat çok tekdüze.İşten mi çıksam napsam ben...

"değmeyin bana göğsümde bin yara var yedi tepeli kent gibiyim kafamda sarhoşluklar"
/p>
betüş yazdı@ <9/12/2007 02:25:00 PM/a>
< < < <