< <

<

sevgili günlük;

günler geçiyor...
bekliyorum,
neyi bilmiyorum.Yani biliyorumda, tam değil.Mutluluğu bekliyorum.Birşey olacak ben mutlu olacağım.O birşey ne ben bilmiyorum.

"Kırgınım saçılmış bir nar gibi..."
hep bikaç günlük, anlık mutluluklar.Geldiği gibi giden.Hep başladığında biteceğinden korktuğum.Bittiğinde son olduğundan ürktüğüm.

Kişisel gelişim kitaplarındaki aptal tavsiyeler de artık gaz vermiyor."Niye bekliyorsun kendini inandır mutlu olacağım".Yok öyle birşey.Artık 2 saniye bile kandırmıyor bu cümleler.Ey Tanrı varsan elma dersem çık armut dersem çıkma. Elma!
Çok mu büyük bir beklenti bu senden? Evet kader.Sen çizdin.Doğru zaman biliyorum.Ama yoruldum çok.Kendimi yalnız kalmış bir kurşun asker gibi hissediyorum.Masanın arkasına düşmüş ve orda unutulmuş.Belkide hiç farkedilmeyecek orda.İnsanlar geliyor, insanlar geçiyor, insanlar konuşuyor, insanlar bekliyor, insanlar sürekli konuşuyor bakıyorum, anlayamıyorum.Yüzlerine bakıyorum, kelimeleri duymuyorum.Bazıları ifadesiz, ne söylüyor anlamıyorum.Gözleri konuşmuyor bazılarının inanabiliyor musun? Dünyanın en güzel renginde gözleri olup da cam gibi bakanlar var.Bazı insanlar var mesela.Karşılaşmamak için dua ediyorum ama ayaklarımı engelleyemiyorum.Hiç umursamıyorlar ne garip.Ya da ben niye hala umursuyorum bu mu garip? Bekliyorum günlük.Ne beklediğimi bilmeden.Dünyayı kurtaracak bir kahraman belki? Belki de sadece beni kurtaracak bu karanlıktan? Dünyanın kurtulması mümkün mü ki? Yada hangimizin düzelmesi daha mümkün?

Herkes sussun istiyorum.Susun lütfen.İçimdeki sessizlikte boğuluyorum ben.Siz hala konuşuyor musunuz?

/p>
betüş yazdı@ <8/03/2007 02:47:00 PM/a>
< < < <