< <

<

Neyi bekliyorum bilmiyorum.Sabah oluyor, kalktığımda bugun işe gitmek istemiyorum diyorum.Kardeşim nasılsa gideceksin bari geç kalma diyor.Gitmiycem bak görürsün diyorum.Odadan çıkıyor.Kalkıyorum.Aynaya bakıyorum yüzüme...Bu aralar kendimle çok yüzleşiyorum biliyor musun.Az daha kişiliğimi kaybediyormuşum.Nasıl oyle biri gibi davranabildim.Neyse artık farkına vardım önemli olan da bu değil mi.Kendime dönüş operasyonunu da başlattım.Nerde kalmıştım aynaya uzun uzun bakıyorum.Diyorum ki kendime nereye gidiyorsun.Bugun neden kalktın neden şu anda burdasın.Birkaç saniye içinde unutuyorum herşeyi giyinip çıkıyorum.Vapura hep son dakikada nefes nefese yetişiyorum.Martılara bakıyorum.Ne kadar da güzeller.Deniz kızı olsaydım keşke diyorum.Ne güzel yaşardım mavi mavi.Sonra otobuse biniyor işe gidiyorum.Her sabah aynı suratsızlık ifadesinde açıyorum kapıyı.Gün sayıyorum.Bugun en son 14 saydım.Arada bir sinirleniyorum birşeye.Kızacak birşey illaki buluyorum.Koyu bir çay koyuyorum kendime en acısından.Affediyorum sonra kendimi.İşler yetişmiyor.Çalışıyorum çalışıyorum çalışıyorum.Bunlar bitmeyecek korkuyorum.Gidemeyeceğim.Bitmeden gidemem ki.Takıntı işte.Akşam oluyor.Gülyüzlü dostlarıma uğruyorum.Unutuyorum bir kaç saatliğine de olsa kendimi.Anlatıyorum anlatıyorlar.Gülüyoruz....Sonra otobuse binip eve geliyoruz.Uyuyorum, uyanıyorum sabah oluyor...

Ama aslında rüyamdan hiç uyanamıyorum ben.Yoksa bu mutsuzluğun sürekliliğini nasıl açıklayabilirim ki? Neden yaşıyorum sorusunun cevabı olmaz yoksa değil mi? Birgün uyanmak için çaba veriyorum ben evet.Bunun açıklaması bu...

Ey sevgili prens sen yüz yıl uyuyan kızın hikayesini bilir misin? Uyandığımda yanımda olacak mısın ne dersin?


/p>
betüş yazdı@ <1/16/2007 11:53:00 AM/a>
< < < <