< <

<

Tanrıyla konuştum Musa gibi.Ama onun kadar
şaşırmadım benle konuştuğuna.Hep biliyordum zaten
beni sevdiğini.Ukalalık işte.Dedi ki bana "neden bu kadar mutsuzsun? Sana ihtiyacın
olan herşeyi veriyorum ama hala şikayet ediyorsun."
Dedim ki ona "biliyor musun isyan
etmiyorum aslında.Bu durum senin suçun değil.Evet aslında
beni sen yarattıysan kısmen de olsa sana suç atabilirim ama
bunun yanında verdiğin güzellikler de var bak nankör de değilim."Dedi ki
"bana elle tutabildiğin gözle görebildiğin bir problem söyle.
Elle tutulmuyor gözle görülmüyorum belki
ama konuşuyorum senle.Daha ne yapayım" diyorum ki "nerden başlayayım bilmiyorum ki
böyle aniden sorunca sen sanki hiçbir problemim yokmuş gibi geldi suçlu hissettim kendimi
ama hiçbir derdi olmayan biri ağlar mı dersin? Varmış demek ki.Neyse sana
şimdi bir problemimden bahsetmeyeceğim tespitim şu ki Tanrım bazı insanlar mutsuz olmaktan garip bir haz alıyorlar.Ya da mutsuzluğun sürekliliğine alışmak bu.Birgün durumun farklı olacağına dair hiçbir inanca sahip olamamak.Bazen ölesiye ölmeyi istemek.Sonra o soğuk toprakta üşüyeceğini düşünüp vazgeçmek bazense beni yaksınlar gömmek yerine vasiyetim bu olsun demek.Eğer cehennemin varsa; sen onların söylediği gibi kin güden, cezalandırıcıysan nasılsa orada da yanarım.Ha orda ha burda farketmez değil mi?"
"Bana haksızlık ediyorsun" diyor."Sen onları neden dinliyorsun.Biliyorsun ben senin kalbindeyim.Varlığımı iliklerinde hisset gerisini düşünme."
/p>
betüş yazdı@ <1/21/2007 09:25:00 AM/a>
< < < <